
Takvimler 1996`yı gösterirken ilk defa zeka gerektiren bir oyunda makine insan ile karşı karşıya geldi. Bu satranç maçı her bakımdan özeldi. Ve dünya tarihine geçen bu oyunun kazananı profesyonel satranç oyuncusu Garry Kasparov oldu. Depp Blue adı verilen ve satranç oynayan makinenin geliştiricileri pes etmedi. Çalışmalarını yoğunlaştırdı ve 1997 yılında Deeper Blue adıyla yeni bir versiyon geliştirdi. 11 Mayıs 1997 tarihinde ikinci defa Kasparov ile makine karşı karşıya geldi. Geçen seferin aksine kazanan Kasparov değildi. Deeper Blue adı verilen makine satranç maçını kazanarak tarihi geçti. Bu insanlık tarihine geçen müsabaka ile ilk defa bir makine, zeka gerektiren bir oyunda insana karşı üstün geldi.
Kasparov – Deeper Blue karşılaşmasının üstünden 18 sene geçti. Tekrar bir makine ile bir insan karşı karşıya geldi. Bu sefer oynanan oyunun adı “Go” idi. Satrançta bir hamle için 400 olasılık mevcut iken Go oyununda 129.960 olasılık mevcuttur. Satrançtan çok daha karmaşık olan bu oyunu oynaması için bir makine geliştirildi. Adı AlphaGo idi. Google DeepMint tarafından geliştirilen bu makineye, ilk etapta yapay sinir ağlarıyla adeta insan gibi oynamasını sağlayacak bir sistem yüklendi. Sonrasında tarihe geçmiş maçlardan bir seçki oluşturularak bu AlphaGo`ya öğretildi. Toplamda 30 milyon hamleden oluşan bir veritabanı kullanıldı. Yapay sinir ağı kullanılması sebebiyle her oyundan bir şeyler öğrenen DeepBlu, bir insan gibi sürekli antremanlar yaptı. Yapacağı hamleyi, kazanma olasılığını, rakibin yapacağı hamleleri analiz eden bir sisteme sahip olan bu makine belli bir oranın altına düşünce kaybettiğini kabul ederek maçı bırakıyordu. İşte bu karmaşık oyunu öğrenen Deep Blue`nun karşılaştığı isim “Yaşayan En İyi Oyuncu” olarak kabul edilen, dünya şampiyonu Lee Sedol`du.
5 oyunluk bir maç için Lee ile anlaşan AlphaGo ekibi Güney Kore`ye doğru yola çıktı. Bir otelde 5 gün boyunca turnuva gerçekleşti. Her gün bir oyun olmak üzere toplamda 5 oyun oynandı ve skor 4-1 olarak sonuçlandı. Böylece makine insana karşı kesin bir üstünlük elde etti. Tüm bu başarılarından sonra AlphaGo ekibi bir sonraki aşama için çalışmalarını sürdürdü. AlphaGo – Zero adı verilen yeni bir versiyon üretti. Bu zero versiyon ile artık kendi kendine öğrenme yapabiliyordu. Dışarıdan bir bilgi müdahalesi olmadan kendi kurduğu matematiksel sistem ile bilgi ediniyordu. Ve AlphaGo`nun eski versiyonu ile oynadığı tüm maçları kazanıyordu. Her geçen gün gelişen yapay zeka teknolojisi tahmin edilemez bir gelecek vadediyor. Mevcut sistem her geçen gün geliştiriliyor.
AlphaGo ve Lee Sedol`ün yaptığı maçın kayıtlarına internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu serüveni merak edenler için AlphaGo isimli belgeseli de tavsiye ederim.