|

Harflere dokunmak suya yazı yazmak kadar zordu Ya kalemi elime almam gece güneşe dokunmaktı Oysa, sen bana Suya yazı yazmayı, Gece güneşe dokunmayı,
|
|
|
Didar ERDEM Salahaddin Eyyubi’den emanet, gönlümün müstesna gülü , Yıllar önceki “Üridü ebi” haykırışların hala kulağımda. Nasıl bir haykırışmış ki adeta damarlarıma işlemiş. Eminim o seslenişin Ümmet-i Muhammed’i de titretmişti. Bu yüzden sana hitap etmek için kalemi elime aldığımda, boğazıma bir şeyler düğümleniyor, tutulup kalıyorum… Yaşadıkların narin bedenine göre öylesine büyük ki…
|
|

Umutlarım vardı Beyazın sütünde Sütün beyazında Ulaşılmazlığı Süt beyaz bir güvercinin kanadında.
|
|

Mezarlık tecrübesi olanlar bilir. Burada hayat hem vardır hem de yok. Mezar taşları bile farklı farklıdır. Bazı mezar taşları önce dikildiği için eskimiş, ihtiyarlamış, Ama bazı taşlar da var ki; şaşa ve ihtişam nişanıdır sanki.
|
|
İbrahim AFACAN Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi: "Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım." Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse ona büyük bir mükâfat vereceğini ilan etti. Bilgeler kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri cevaplar birbirinden tamamen farklı çıktı. Bütün cevaplar birbirinden farklı çıkınca, kral bunların hiçbirisini kabul etmeyip hiç kimseye de ödül vermedi. Ama hâlâ doğru cevapları aradığı için, bilgeliğiyle ünlü bir münzeviye danışmaya karar verdi.
|
|
Artık demir almak günü gelmişse zamandan , meçhule giden bir gemi kalkar
bu limandan.Sormayın.. O gemi gitti ve sanmıyorum meçhule gitti.İnsan
olmanın bedelinin kanla ödendigi bir dönemde insanlıgın kurtuluşunda
önderlik görevini üstlenenler bu zor ve çetin görevi bütün engellere ve
imkansızlıklara ragmen yüklenen, aynı nisbette bu görevden şeref duyan
müslümanları, ölüme meydan okuyan bu milleti ölümle korkutamazsın İSRAİL
! Siyonistlerin işledgi katliama karşı verilcek en keskin cevap bu olur
heralde. Savunmasız olarak gördgün üzerlerine mermi yagdırıp vahşetle
katlettigin insanlar degil senden, sonu şehadetle bitecek olan ölümden
zerre kadar bile korkmuyorlar.Korkmuyorlar çünkü gidecekleri adresi
biliyorlar, korkmuyorlar çünkü onlar şevkle ve aşkla mevlasına
koşuyorlar.Annelerin gözlernn önünde veriyorlar çocuklarını topraga,
kadınlar kocalarına hep mahşerlik bakıyor senin katlettgin
topraklarda.
|
|

Şimdi onun yanındayım… Her zamanki gibi namaz onu kılıyor Arkasından onu gözlüyorum Yine gözyaşı dökmüş belli… Gözlerinin altındaki şişlikler her şeyi söylüyor bitevi…
|
|

Güllere baktım uzun uzun
Ne kadar da güzellerdi
Efendimizi düşündüm
O güllerin Efendisi idi
|
|

Başım dik ama ellerim kanıyor! Bu ruh, bu kalıba gireli bu denli yıkılmadı, Gözleri ufuk istikametinde, gönülleri umut, Bu vicdan bu ruha gireli bu kadar sızlamadı, Bedenler toprak seviyesinde, ruhlar ubud.
|
|
Fatmanur AHMETBEYOĞLU Benim o kadar büyük derdim yokmuş gibi görünüyor belki de.Benim derdim her genç kızınkinden farklı.Kimi benim düşündüğümü düşünmez.Ben sorunlarımı büyütmeden içime sindirerek benim sorunlarımı,bana özel hayatımda benim ailemle yaşayadururken hayata karşı görevlerimi yerine getirmeye uğraşıyorum.Bu yüzden bütün engeller savaş alanı.Benim özel fikirlerimle...Her şeye gülücük atarak.Ayrılık acısı ne demek?Her kız bundan yakınıyor!Acı...O kadar basit değildir.Hele ki sevginin kukla;aşkların orta oyunu olduğu şu durumda acı ağır mı?Hepsi gerçek olsa kim kaldırabilirdi bu kızlardan?'Ah ah' çekip bütün omuzları ağlama duvarına çeviren canım nesildaşlarım var maalesef.
|
|

İçler acısı ahvâlim,
Sönmez nar-ı suzânım,
Hakkın kelamına lâlım,
Lakırdıya lafazanım.
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |